Kayıtlar

Seyahat Güncelerim etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Didim Apollon Tapınağı Gezi Güncesi

Resim
2015 yılından beri, yaz tatillerinde yaklaşık bir aylık bir zaman dilimini Kuşadası Güzelçamlı'da geçiriyoruz eşimle. Bu bizim için  büyük bir şans ve aynı zamanda da büyük bir keyif.  Bulunduğumuz konum bize bol bol gezme fırsatı sunuyor, çünkü çevrede görecek çok fazla şey var.  Bunun yanında aktif müzekart kullanıcıları olduğumuzdan antik kentleri ve müzeleri rahatlıkla ziyaret edebiliyor ve hatta aynı yerleri tekrar tekrar ziyaret etmekten asla gocunmuyoruz. Her ziyaretimizde bir öncekinde atladığımız yeni bir şeyler keşfediyoruz mutlaka. Didim'deki Apollon Tapınağını bu sene ilk kez ziyaret ettik. Önceki yıllarda nasıl gözden kaçırmışız anlayamadık açıkçası.  Apollon Tapınağı gördüğüm antik kentler ve tapınaklar arasında en ihtişamlısıydı, bunu açıkça belirtmekte bir mahsur görmüyorum. Belinde görmüş olduğum Bergama 'da öyleydi ama bir bina içerisine sıkıştırılmış olması ihtişamından eksiltmişti kesinlikle.  Oniki Olimpos tanrısından biri ola...

Münih Notları

Resim
Gezi günlüklerimi yazmayı erteledikçe zaman aşımına uğradığı bir gerçek. Sanırım yaşlandıkça bu gerçekle daha da bir yüzleşir oluyor insan. "Erteleme, yap" mottosu hop diye yer buluveriyor insanın hayatında. Erteleyen bir tarafım olduğundan değil yaşlandığımdan, bu sitemim kendime. Yapacak çok şey, bunların tamamını yapmaya yetecek çok az zaman var. Üstelik yaşlılık da yorgunluk, dikkatte dağınıklık, zaman yönetiminde sıkıntı gibi etmenler ekleyince duruma hayat daha az yaşanılır hale geliyor. Neyse ki gezecek görecek daha çok yer var ki, dünya hala yaşanılabilir bir yer olarak önemini koruyor gündelik hayatlarımızda :) Siegestor München Yazdıklarımı okudukça o kadar eğleniyorum ki anlatamam böyle saçma sapan bir Türkçe, akademik dilin sığlığında boğulan gündelik dilin rahatlığı ve bu karmaşada her geçen gün kendini ifade etmekte daha da zorlanan ben! Konuyu dağıtmadan hemen Münih gezime dönüyorum. Geçen hafta Münih'teydim 17-22 Nisan tarihleri arasında ilk gez bir ...

Rüyalarımda Heidelberg

Son zamanlarda kendimi ne zaman sıkışmış ve bunalmış hissetsem, rüyamda Heidelberg'de olduğumu görüyorum. Bu hafta iki kez Heidelberg'de gördüm kendimi rüyalarımda mesela... Birisinde kütüphanede ders çalışıyordum, son derece huzurlu ve keyifliydim. Diğerinde is Philosophen Weg'de Barış'la kitap okuyorduk, o okuyordu ben dinliyordum daha doğrusu. Huzur ve mutluluk... Hiç uyanmamayı dilemiş olmam anlayışa karşılanabilir kanaatindeyim. Neticede, Dino mutluluğun resmini çizmiş, ben  ancak rüyalarımda görüyorum :). Heidelberg benim için neden bu kadar önemli ve özel artık gerçekten hatırlamıyorum. Ama Heidelberg sevdam üniversitede 1.sınıftan 2.sınıfa geçerken başlamıştı, çokça biyografi ve felsefe okuduğum bir yazdı, o yaz. Hemen takip eden yılda da felsefede yan dala ve almanca öğrenmeye başlamıştım zaten. Bir yerde birine dair bir şey okumuş ve takılmış olmalıyım muhakkak. Hep Heidelberg'de okuma ve yaşama hayalleri kurmuş ancak bu hayalimi gerçekleştirmek için hiçb...

Rembrandt'ın Evi ,Museum het Rembrandthuis - 12.02.2014

Resim
Rembrandt'ın Evi dış görünüş Hayatımın en keyifli günlerinden biri olan bu günü ilk olarak anlatmak isteyişimi anlamlı bulacağınızı düşündüm, benim de bulduğum gibi. Bu yazımı Rembrandt'ı anlatmakla geçirmek istemiyorum açık söylemek gerekirse. Zaten Rembrandt kendini anlatır, tanıyan bilir, tanımayanın da pek umurunda değildir kanaatindeyim. Bu yüzden hemen anlatmaya başlamak istiyorum ancak öncesinde "Sevgili" Barış'a teşekkür etmek istiyorum. Amsterdam'da geçirdiğimiz süre zarfınca gık demeden benimle bütün müzeleri gezdiği ve sıkıldığı zamanlarda dahi bunu bana ve gezimize yansıtmadığı, ayrıca her şeyden öte, benimle heyecanımı paylaştığı için çok çok teşekkür ederim.(doğrusu anlaşmamız gereği akşam 5'e kadar ben ne istersem onu, akşam 5'ten sonra da o ne isterse onu yaptığımız için karşılıklı bir anlaşma memnuniyeti olarak adlandırılabilir benim beslediğim bu memnuniyet :) )      Orjinali "Museum het Rembrandthuis" olan, Türkçe...

Dönüş Yolu

Otobüs garındayım. Otobüs bekliyorum Prag'a döneceğim otobüs gelse de binsem artık. Yahya Kemal Ankara'nın en güzel yanı İstanbul'a dönüşü diyor ya, Berlin'den Prag'a her dönüşümde bunu kendime hatırlatıyorum. Ankarayı pek çok seven biri olarak bu ifadenin yerindeliğini kendimce bir çok kez sorguladım ama Berlin'den her dönüşümde Berlin'in en güzel yanı Prag'a dönüş yolu demekten alamıyorum kendimi. Berlin'i sevmediğimden ya da daha az sevdiğimden değil, eve dönüş yolunun her zaman daha cezbedici olduğundan sanırsam. Çok keyifli bir tatil oldu yine. Bu sefer ki Berlin maceram gerçekten çok keyifliydi. Bu sefer 1 Mayısı kutlamak için geldim Berlin'e çünkü Prag'da 1 Mayıs gerçekten çekilmez oluyor. Ancak ne yalan söyleyeyim Berlin 1 Mayısının daha çekilebilir değil. Bütün gün sokaklardaydık ve siyasi herhangi bir bütünün parçası olamadık. Siyasi örgüt ve partilerle tabi ki Prag'a oranla daha fazla vakit geçirdik ama içerik olarak hiç fark ...

Dostla hemhal olmak - Brecht Ziyaretim Berlin 28.04.2013

Resim
  Dorotheenstadt Cemetery Yıllardır hasret duyulan bir dosta kavuşmuş olmanın heyecanımı mı bu içimdeki, ya da durduramadığım gözyaşlarıma sebep daha yakın olamayacağım bir arkadaşa bu kadar yaklaşmış olmam mı? Bilmiyorum! Brecht'in mezarı başındayım şu an. Dakikalardır oturuyorum burada ne söyleyeceğimi ne yapacağımı bilmeden. Heyecanlıyım kalbim ağzımda adeta. Ah bir açılsa dilim sana anlatacak o kadar çok şeyim var ki. Ama konuşamıyorum yine. Belki yazmanın vaktidir kelimelerin boğazıma düğüm düğüm takıldığı şu an. Garip ki ne garip yıllardır planladığım bir ziyaretin mümkün olabilmesi ve benim buna rağmen bu kadar heyecanlı olmam. Şu an şöylece uzansam buracığa ve hiç kalkmasam diyorum kendimce ama öyle olmaz değil mi? Tüm bu uğraş mücadele, sürgünler her şey yaşamak için değil mi? Henüz yeni başlamışken ilk kez sana bu kadar yaklaşmışken şuracığa uzanıp da bir daha uyanmama arzusu ne de büyük yanılgı, ne de büyük bir bencilliktir. Sence ben nerede hata yapıyorum? Yaşama...

Berlin'i sevmek

Tarihinde kitapları yakılmış bir şehrin tarihini yine kitaplardan öğrenmenin pek de romantik olmayan oldukça dramatik bir yönü var. Bütün gün aklımda bu fikirlerle dolaştım yağmuruyla geldiğim Berlin sokaklarında. Bir yeri bir şeyi sevmenin bir çok şekli var derler, ve bu bir çok şekil kişiden kişiye yeni formlar kazanacağından bir şeyi veya bir kimseyi sevmenin alsında bir tanımı yok. Felsefesiyle, edebiyatıyla, kültürel ve politik tüm gelişmeleriyle kitaplar yazmış, toplumları -kişileri- yönlendirmiş biçimlendirmiş bir toplumun kitaplarını yakması da sanırım bir tür sevginin - sapıkça bir sevginin- vücut bulmuş hali. İnsan doğası öylesine yumuşak öylesine naif ki aldığı her etkiden yeni bir form kazanabiliyor. Şayet öyle olmasa korku illetinin bir medeniyeti böylesine hüküm altına alması, kitaplarıyla birlikte yine kendi insanları yakabilmesi aksi takdirde mümkün olmazdı diye düşünüyorum. Tüm bu çılgınlığın sebebi - çılgınlıktan kastım tabi ki 1931 sonrası döneme tekabül ediyor- insa...

Berlin'e Notlar

Berlin'i, hatta Berlin'de olma fikrini bile severim ben. Ancak bu hissim ya da muhabbetim, tabi ki Berlin'in kendisinden değil, benim tam bir germanofil olmamdan kaynaklanmaktadır. Bu sebepten olsa gerek, Berlin'de ki ilk bir kaç saatim belki günlerim oldukça keyifliydi. Sonrasında yine Türkiye' de aşmayı bir türlü beceremediğim stresli sıkıntılı bir moda girdim. İster istemez ne oluyor yine bana sorusu, bir metropolitanda olduğum yanıtını çok gecikmeden verdi ve ben anladım ki, benim sorunum temelde tüm bu koşturmaca ve kalabalıkla. Prag'a yerleştiğimden beri bazen anlamsız sorularla kendimi yıpratsam ve işlerim ne kadar ters gitse de, ne kadar doğru bir karar verdiğimi düşünüp bununla mutlu oluyordum ve Berlin'de geçirdiğim bir kaç gün sonrasında, bu kararımda ne kadar da isabetli olduğumu gördüm. Berlin'e turistik amaçla gitmediğimiz için şehir ile ilgili izlenimlerimi aktarmayacağım bu notumda. Yılbaşını kutlamak için arkadaşlarımızla buluşmaya git...

Berlin'den son notlar

Resim
'Beklentilerini düşük tuttuğunda, yaşadığın hayal kırıklığı da o derece küçük olur" dedi Ivan, Berlin de bilmediğim bir adreste hiç tanımadığım insanlarla eğlenmeye çalıştığım yılbaşı partisinde. Bu söylediğinde Ivan her ne kadar haklı da olsa, bu onu daha bilge yapmaz, neticede bunu babam bana her fırsatta söyler. Ne söylediğinden öte, hiç tanımadığı bana, durup dururken bunu söylemiş olmasıydı yaptığım vurgunun sebebi. Çok sıkılmış gördü beni belki, çok çaresiz ya da çok yalnız bilmiyorum, ama ona bunu söylettiren her neyse tam zamanında, tam yerindeydi. Alexander Platz, Berlin - Yağmurlu bir Akşam üstü, 30.12.2012 Enteresan bir geceydi kesinlikle. Kısa vadede eğlenceli ve kesinlikle değersiz. Kısa sürede edinilmiş ve tüketilmiş arkadaşlıklar. Evet, evet. Kesinlikle tüketilmiş. Benim uzun zaman sonra ilk kez beklentilerim vardı bir şeye dair, ama büyük hayal kırıklığı oldu. Ve bütün gece rüyamda bunlarla uğraştım, Sahip olduğum her şeyin tüketim üzerine inşa edildiğin...

İzleyiciler