Kayıtlar

Muhalif Kalmalı

Resim
Türkiye öyle bir döneme girdi ki, herhangi bir yorumda bulunmak için üzerine günlerce düşünmek bile yetersiz kalabiliyor. Yetersiz kalabiliyor çünkü,  anlamak ya da açıklamak için ayırdığınız bu süre zarfında çoktan bir kaç değişiklik daha yapılmış ve meşru kalıplarına sığdırılmış oluyor. Şu an ki hükümet ve başbakanının, lehine her durumu meşru kalıplar içerisine sığdırarak açıklaması, yasalaştırması ve uygulaması bu durumun en basit örneğidir, ki aleyhine gerçekleşmiş durumları da gayrimeşrulaştırmak suretiyle lehine çevirmesindeki başarısı da göz ardı edilebilir değildir. Bir ODTÜ'lü olduğum için değil, muhalif olduğum için yazıyorum bunları. ODTÜ kampüsü içerisinde öğrenciye uygulanan şiddet ilk değildir ve hükümetin, yandaş medyanın ve irade yoksunu bir grup "akademisyen"in bu şiddete karşı tutumu, daha da ötesi körlüğü, siyasi ve sosyal duruşlarından ya da "duramayış"larından kaynaklanmaktadır. İlk değildir ve son olaylar üzerine geliştirdikleri söyleme ...

Yazık demeye dilim varmıyor

Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki her şey tüketme ile bağıntılı. Bir şeyi ancak tüketebiliyorsan varolduğunu hissedebiliyorsun. Mutluluk bir pamuk ipliğiyle cüzdanlarımıza bağlanmış. Satın alabildiğimiz müddetçe mutlu olduğumuz yanılgısına kapılıyoruz. E bu da bir süreliğine tatmin ediyor aç ruhlarımızı. Ya sonrası? Kısır bir döngü işte... İstediğini elde edemeyen mutsuz insanların kurduğu kaotik bu düzende, kendini okuduklarıyla tatmin etmeye çalışan bir kaç aç ruh daha. Neden bu kadar zor sanki? Sevmek bir karşılık beklemeden neden bu kadar zor? Ya da sevgi sandığı şey, her neyse, tükettikten sonra çekip gitmek neden bu kadar zor? Sahip olamamakla mi ilgili bütün bunlar? Ben çok bir şey istediğimi düşünmüyorum, Beril her ne kadar istediğim şeyin imkansız olduğunu dile getirse de, çok sık. Benim hayalini kurduğum dünya eşit ve özgür, tüm bu delilikten arınmış, sevginin sadece sevginin kendisi için olduğu bir dünya. Ben bu yazıyı ingilizce yazsaydım, daha net anlatabilirdim...

Teneşirlere Geleyim

Bir güne kötü uyanmak kadar kötü ne olabilir diyordum ki sabah, bütün günüm daha da kötü geçti. işte hiç bir şey hakkında çok da emin olmamak gerekiyor. O kadar gergin suratsızım ki bugün, kendimden sıkıldım. Mendebur dedim durdum kendime. Basit bir banka işlemi bütün gününe mal olmamalı insanın. Bütün gün ufacık bir banka işlemini halletmek için uğraştım. İki kez bankaya gittim, halloldu nihayetinde ama ömrümden ömür gitti. Banka memurunu da uğraştırdım durdum bugün, bir  teşekkür bile etmedim arkadaş, ne kadar öküzüm ne kadar hayvanım, eve gelince farkettim teşekkür etmediğimi. Teneşirlere geleyim ben teneşirlere. Bir de uyduruk bir proje ödevi için çoluk çocukla uğraşıyorum ya, çok kızıyorum kendime. Lilia geldi şimdi odaya da havamı değiştirdi ya. L:"Bu hayat bizden bir şeyler istiyor, ama ne istiyor anlamıyorum ben. Di mi biz yaşadıklarımızdan öğrenmeliyiz. Ama şimdi ben bundan ne öğrenmeliyim bilmiyorum ki! " K:"Uf Lilia ne diyon ya, ölcez eninde sonunda, öğren...

Oblomov

Masterda çalıştığın disiplini değiştirirsen böyle Oblomov gibi oturur düşünürsün bütün gün masanın başında. Daha kaç hata yapacağım hayatımda acaba çok merak ediyorum. Tartışmadığım tek bir hoca kalmadı bölümde. Bir hocayla da uzlaşabilsem ne güzel olurdu diyorum bazen kendime, Robinson'u es geçmeyeyim şimdi, tartışmadan konuşabiliyorum kendisiyle. Oblomov kadar çaresiz değilim gibi hissediyorum çoğu zaman ama yine de sıkılıyorum. Bütün gün masanın başındayım, okuyorum okuyorum ama bir adım ilerlemiş hissetmiyorum kendimi. Hep evdeyim, hep aynı insanlarla görüşüyorum, okuduğum kitapları okuyorum tekrar tekrar, okulla ev arasında gidip gelmekten başka bir şey yapmıyorum. Değişik tek şey her gün başka bir şeyi özlüyor olmam. O kadar yaratıcıyım ki bu konuda kendimi şaşkınlıkla izliyorum. Değişik şeyler yapıyorum aslında kendime çok haksızlık ediyorum. Cuma günü Charles Üniversitesinin bir etkinliğine katıldım mesela, geleneksel Çek Christmas yemekleri yaptık, gelenekleri hakkında ...

İzleyiciler