Kayıtlar

Beklemiş Bir Paket Cigaranın Son Umuduna, Turgut Uyar

İşte suyumuzu kestiler ama masamda yine bir çiçek Bir çiçeğin akşamı elbet bir çiçeğe benzeyecek. Nasıl güzel nasıl diri bir çiçek Dipdiri adamlardan diri bir çiçek. Evet ben son ve kesin umuduyum bir paket cigaranın Bir Köhne camekanda sararmış alıp içmemi bekleyecek. Sonsuz bir camekanda Başlangıçsız bir çiçek. Alırım seni tüttürürüm bir gün güzel tütün Söyle kim var bunu benden daha iyi bilecek. Ey kalın duman gün senindir Kim var senden daha doğru tütecek. Ben gelirim seni alırım büyük alanlara gideriz Seninle ben o kavruk biçim bir de o diri çiçek. Ne sandın bütün alanlar bizimdir Biziz ne varsa kalan, biziz ne varsa gerçek. İşte suyumuzu kestiler bu bir eylüldür ey teşrinievvel Geleceksin intihar özlemleri de kıraçlar da gelecek. Nerden baksan bir bütün hüznümüz Nerden baksan sonunda o diri çiçek. Ki hüznü bir mavilik duygusuna bozar gideriz biz Çünkü biliriz yılkılarımız serin yaylalarda üreyecek. Yağmurlar yağar o serin yaylalara Çünkü serin ya...

Başka bir Şehirde Çocuk Olmak

Resim
İnsanın odasının leylak kokusuyla dolmasının benim için pek de normal olmayan bir yanı var. Nasıl olsun ki, bir apartman çocuğu olarak. Yağmura kırgınım bu aralar. Kırgın olmakta da  kendimce haklı sebeplerim var. Hayatımda ilk kez yürüdüğüm sokaklar çiçek kokularıyla süslenmiş, odam ilk kez parfüm ve sigara kokusu dışında bir kokuyla kaplanmış, her güne heyecanla her gece yatağa sevinçle girmeye başlamışken, bir yağmur silsilesi beni rüyamdan çekip almış. (Yağmur yağınca ağaçlardaki çiçekler döküldü, çiçek kokuları gücünü kaybetti) Düşünüyorum da çiçek kokularını, bitkileri, hayvanları ne bileyim işte insanın çevresindeki şeyleri tanıyarak büyümesi ne kadar da keyiflidir. Dünyayı kitaplara bakarak tanımak yerine, dünyanın kendisine bakarak tanımanın, kendi içinde insanın doğasına kattığı bir şeyler olmalı. Üstelik bu dünya sadece doğal sahipliklerinden ibaret değilse, yani insanoğlunun yaratabileceği güzellikleri de kendi içinde barındırıyorsa onu görmenin hatta yaşamanın, oku...

O kadar

Bence hayat sanıldığı kadar zor değil, ya da karmaşık.  Hayat zordur ve hayat karmaşıktır önermeleirnin kendi içerisinde bir haklılığı söz konusu tabi ki, bunu göz ardı etmek öyle kendi içerisinde pek de kolay sayılmaz. Lafı uzatmakta da üzerime yok! Söylemeye çalıştığım temelde şu: hayatı karmaşıklaştıran zorlaştıran bizzat kendimiziz aslında, bu bağlamda da zorlukların ve karmaşanın çözümü yine kendimizde olduğundan, hayat öyle sanıdğımız kadar da zor değil! Evet uzun sözün kısası bu. Bugün sadece bundan bahsetmek istemiştim o kadar!

Tel cambazının rüzgârsız aşklara vardığını anlatır şiir , Turgut Uyar

Önce İstanbul vardı o yoktu Sonra birgün çıktı geldi Bütün kapılar yerini buldu Önce gözlüklerini çıkardı pencereye koydu Çantasından sigara paketini çıkardı koydu Yalnızlığını çıkardı koydu O zaman bütün aşklar bütün bulutlar geçti aklından Adı kimseye lâzım değil İstanbul coğrafyada ışıksız bir şehir Tuttu ayışığını parçaladı Her sokağa birer parça dağıttı O Tanrı mıydı sanki -Haşa- Ama gönlü öyle istedi öyle yaptı O zaman bütün aşklar bütün bulutlar geçti aklından Adı kimseye lâzım değil Bu macerayı durup durup size anlatacak Bir yanda koca İstanbul Bir yanda o Bir yanda en Allahsız şarkılar Bir yanda Edirnekapı Vitrinsiz dükkânlar ve dut ağaçları Neden bütün insanların birbirini sevmesi gerektiğini Bir gün saat üçte köprüde anlayacak Saat üçte hepimizden gizli Tanrıyı Bulup çıkaracak meydana O zaman üç gemi İtalyaya kalkacak Üç gemi Norveçe Birisi pancar küsbesi götürecek Öbürü bir aşk kaçıracak gümrüksüz Birgün saat ü...

İzleyiciler